Biliyor musunuz ?...Müşteri memnuniyetinden daha iyi bir iş stratejisi yoktur...
Başarılı Emlakçı: Beş Dil Bilen ve Rekor Satışlara İmza Atan Film Yapımcısı Paula Del Nunzio

Paula Del Nunzio, sadece 64 evin satışı üzerinden 1 milyar dolarlık satış değerine ulaşmış bir isim. Çeşitli senelere dağılmış olarak Yılın Brokerı gibi ödüller kazandı ve Emlak Sektöründe En Güçlü 100 Kişi gibi önemli listelere girmeyi başardı. Kendisi CNBC, New York Times, New York Dergisi, CNN, NBC ve MSNBC gibi çeşitli yayın organlarında sık sık izleyici ve okuyucu karşısına çıkıyor. Birinci sınıf lüks gayrimenkul konusu üzerine paylaştığı bilgiler ile basının ilgisini çeken Paula, aynı zamanda Fox, Fuji TV ve birkaç Rus ve Ortadoğu yayın organı tarafından da takip ediliyor.

Paula Del Nunzio emlak sektöründeki başarısının yanı sıra pazarlama alanındaki çalışmalarıyla da dikkat çekiyor. Kariyeri boyunca üst düzey mülkler için başarıya ulaşan pazarlama kampanyaları ile ses getiren Paula, Fransızca, İspanyolca, Almanca ve Rusça dillerini konuşabiliyor.

Uzun Vadeli Müşteri İlişkilerinin Getirdiği Başarı

1995 yılında emlak sektörüne katılan Paula Del Nunzio, şehir evlerinin satışında bir kraliçe olarak tanınıyor. Tek ailelik konutlar için ödenen en yüksek fiyat rekoruna imza atan Paula, 53 milyon dolarlık satışı ile akıllara geliyor. Peki, onun bu başarısındaki sır nedir? Elbette ki faaliyet gösterdiği Manhattan’ın emlak piyasası önemli bir etken olsa da onun kendi pazarındaki emlak profesyonelleri arasından sıyrılmasını sağlayan bir şeyler olmalı.

Paula’nın bu işi uygularken benimsediği kişisel mantrası, her satıcıya verdiği bir tavsiyede saklı. O, mal sahiplerine evlerini yalnızca bir kez satabileceklerini hatırlatarak bu süreçte seçtikleri emlak danışmanının da ne kadar önemli olduğunu anlatıyor. Böylece işine verdiği önemi de yansıtarak müşteriler ile arasında güven oluşturuyor.

Paula her ne kadar mal sahiplerinin evlerini yalnızca bir defa satabileceklerini hatırlatsa da kendisi bir evi birkaç defa satabiliyor. Müşteriler ile arasında oluşturduğu derin ve sağlam ilişkiler sayesinde bunu başardığını söylemek mümkün. Örneğin 2006 yılında 40 milyon dolara sattığı bir evi, 5 yıl sonra farklı birine 44 milyon dolardan yeniden satmıştır. Sonuç olarak 2006 yılında evi Paula’nın aracılığıyla satın alan alıcı, 5 yıl sonra evini satmak istediğinde yine Paula’nın aracılığına başvurmuştur. Bu da emlak sektöründe faaliyet gösterirken her müşterinin size getirebileceği uzun vadeli geliri düşünmeniz gerektiğini ifade eder.

Pazarlama En Önemli Unsurlardan Biri

Paula’nın emlak işinde başarılı olmanın temel anahtarı olarak gördüğü diğer bir unsur ise pazarlama. Pazarlamayı anahtar faktör olarak değerlendiriyor ve onu evlerin satış değerini yüzde 95 oranında arttıran bir unsur olarak görüyor. Paula, pazarlama kampanyaları oluştururken her mülkü ayrıca analiz ediyor ve hepsine özel olarak pazarlama planları geliştiriyor.

Reklam alanındaki 14 yıllık tecrübesi, The New School aldığı Film Yapımcılığı eğitimi ve 20’den fazla filmin fragman projeleri, onu bu işte ustalaştırmış. Mobil olarak iPhone kullanmayı tercih eden Paula, iPad tablet üzerinden çalışmayı seviyor. Ancak özellikle pazarlama kampanyalarını geliştirirken bir kalem, bir kâğıt ve beyni ona yetiyor.

Paula’nın bu azmi, tüm emlak profesyonelleri için bir örnek oluşturuyor. Çoğunlukla mesleğin getirdiği temel görevleri bile yapmaya zaman bulamadığını söyleyen emlak profesyonellerinin, bu tür örnekler karşısında cesaretlenebileceğini ümit ediyoruz.

Lüks Gayrimenkule Dair Tüyolar

Lüks emlak pazarında rekabet eden Paula, bu alanda nasıl yarışılacağına dair de tüyolar veriyor. Lüks emlak pazarındaki mülklerin az oluşu büyük bir zorluk olmakla birlikte aslında bu pazardaki rekabetin çok güçlü olmasını sağlıyor.

Ancak Paula’nın lüks gayrimenkulde belirttiği önemli bir nokta daha var. 2008 ekonomik krizinden bu yana lüks gayrimenkul pazarında hâlâ üst kademedeki aynı zihniyetin yönetiminin varlığından bahsediyor. Dolayısıyla müşterilerin zihniyeti de aynı şekilde devam ediyor. Yani lüks gayrimenkulde bir alıcı aradığı mülkü bulursa ona sahip olmak için her şeyi ödemeye hazır oluyor. Mal sahipleri ise her zamanki gibi masada düşündüklerinden daha fazla para bırakmak istemiyorlar.

Bu nedenle lüks gayrimenkulde her ne kadar rekabet çok kuvvetli olsa da uygun alıcıların bulunması durumunda bu pazarda öne çıkmak aslında çok kolay.

 
DİĞER HABER
16 Haziran 2017