Büyük Düşün!
İBuyer: Bir Danışmanla Çalışmak mı Yoksa Online Platformlar Aracılığıyla Satış Yapmak mı?

Gayrimenkul endüstrisi online alıcılar (iBuyer) için yeni pazarlama yöntemleri geliştiriyor. OfferPad, Knock, OpenDoor, Zillow gibi uygulamalar gayrimenkul endüstrisine yeni bir soluk getirdi. Artık online alıcılar (iBuyer), satıcılara anlık teklif iletmek amacıyla online değerleme modellerini kullanıyorlar. Online değerleme ya da online emlak satış sitelerinin satış sürecinin kısalmasında sağladığı kolaylık, bazen haftalarca devam edebilen satış sürecinin birkaç güne indiriyor.

Peki gayrimenkul endüstrisinin yavaş yavaş internet ortamına taşınması danışmanları olumsuz yönde etkileyecek mi? Henüz değil!

Bu iş modeline sahip platformların temel çalışma prensibi şu şekildedir: Bir müşteri, evinin satışı için online alıcılara yönelik platforma başvurur. Bu platformların çoğu vergi kayıtlarını kullandığından alıcılar tarafından gelen tekliflerin çoğu gerçekçidir. Teklif satıcıya iletildikten sonra evin satışı gerçekleşirse şirket komisyonu, hizmet komisyonu gibi çeşitli kalemlerin yer aldığı %6’lık bir oran kesilir.

Satıcının teklifi kabul etmesi durumunda, mülkü görmek üzere alıcının anlaştığı bir uzman, evi ziyaret eder. Evde onarım ya da tamirat gerektiren bir durum varsa bu satıcıya bildirilir. Satıcı onarım ve tamiratı gerçekleştirebilir ya da tamirat masrafını satış bedelinden düşer. Tamirat ve onarım aşaması tamamlandıktan sonra nihai fiyat üzerinden mülk alıcıya satılır ve satıcı evin bedelini alır.

Satış süreci ve komisyon ücretleri platformlara göre değişiklik gösterebilir. Örneğin Knock ile çalışıyorsanız, altı haftalık bir pazarlama sürecinin beraber onarım noktasında alıcıyla pazarlık edebilirsiniz. Buna karşın altı haftanın ardından alıcının teklif ettiği fiyat geçerli olur. Mülklerini hızlıca satmak isteyenlerin bu türden platformlarla çalışmalarının birçok avantajı olduğu gibi dezavantajı da vardır.

İBuyer: Dost mu? Şeytan mı?

Örneğin, gayrimenkul danışmanları değerleme yaparken piyasa şartlarını ve tecrübelerini kullanırlar. Buna karşın online platformlar satışı bir an önce gerçekleştirip kâr almaya odaklandıklarından evi en düşük fiyattan satmak isterler. Örneğin İstanbul’da hizmet veren bir gayrimenkul danışmanı, 495.000 TL değerinde bir evi online platformlarda listeledi ve teklif istedi. Gelen teklifler 265.000 TL ile 373.000 TL arasında kaldı.

Üstelik online platformların satış bedelinden kestiği komisyonlar, noter bedeli, onarım masrafları bir danışmana ödenecek komisyonlardan çok daha kabarıktır. Onarım masrafları ve noter ücretleri geleneksel yollardan yani bir gayrimenkul danışmanı aracılığıyla yapılan satışlarda pazarlığa açıkken, online platformlarda genellikle pazarlık imkanı bulunmaz ve bütün ücretler satıcıdan düşülür. Bu noktada ya da fiyatı düşürmeniz ya da onarımlar için ciddi miktarda para harcamanız gerekebilir. Üstelik bazı online alıcılar evin yaşını çok spesifik aralıklarda belirlediğinden satış gittikçe zorlaşır. Örneğin günümüz alıcıları Caddebostan konumlu 3 yıllık bir daireyi 300.000 TL gibi bir rakamdan almayı bile planlarlar.

Danışmanlar yıkıcı teknolojiler için rekabete hazır mı?

Alıcı evi satın aldıktan sonra 1 yıl içinde çeşitli onarımlar yaparak aldığı fiyattan çok daha yükseğe mülkü elinden çıkarabilir. Yoğun pazarlık süreçleriyle uğraşmadan eviniz için bir alıcı bulmak kulağa güzel gelse de online satış platformlarının asıl amacı işlemi en kısa sürede noktalandırarak kâr etmektir.

Dolayısıyla evinizin gerçek değeriyle ilgilenmezler. Bu nedenle mülkünü hem kısa süre içinde hem de değerinde satmak istiyorsanız profesyonel bir gayrimenkul danışmanıyla çalışmayı tercih edebilirsiniz. Gayrimenkul danışmanlarını sürecin dışına itmek bu zorlu süreci daha da zorlaştıracağı gibi hem satıcılar hem de alıcılar için maddi zarar yaratacaktır. Doğru danışman seçimi ve değerleme ile her satış ya da her alış iki tarafı da her zaman memnun edecektir. Yapmanız gereken tek şey bölgenin deneyimli bir danışmanına kahve içmeye uğramak :)

DİĞER HABER
27 Kasım 2018