Her pazartesi en faydalı mesleki bilgiler posta kutunuzda. Mail listemize üye olmayı unutmayın.
İşinizi Teknoloji Şirketleri Gibi Yönetin

Rakipleriniz ve müşterileriniz size en son ne zaman yeni bir şey öğretti? Bu öğrendikleriniz iş şeklinizi değiştirecek nitelik taşıyor mu? En son ne zaman müşterileriniz ya da işinizle ilgili yapmayıp planladığınız bir değişikliğin potansiyel etkinliğini test ettiniz?

Bu sıkıcı gelen sorulara cevap veremiyorsanız üzülmeyin, yalnız değilsiniz. Sektörümüzün büyük bir kısmı gayrimenkul ihtiyacının bakî olduğu ve değişmediği müddetçe bu sektörde de değişmeye ihtiyacı olmadığını düşünüyor. Zamanımızı etkin kullanmak, maliyetlerimizi düşürmek ve bugüne değin sürdürmekte olduğumuz metodları ifa etmede başarılıyız fakat bu metodların çalışmadığı bir senaryo için ne yapabileceğimize dair hiçbir fikrimiz yok.

Bizi ayakta uyutarak körlüğe sürükleyen bu rehavetten kurtulmak için size konuyla ilgili olumsuz bir tecrübenin ismini verdiğimizde pek çoğunuz ne demek istediğimizi anlayacaktır. Kodak dünyada dijital fotoğrafçılık sektörünü ve ilk taşınabilir fotoğraf makinesi de dahil olmak üzere pek çok sektörel ekipmanı icad eden lider bir marka idi. Tüm dünyanın en ücra köşelerinde dahi ismini ezberleten ve her türlü yeniliğin öncüsü olan bu şirket zamanla müşteri ihtiyaçlarının ve zamanın dönüştürücü gücünün potansiyelini göremedi ve öğrenme ile değişmeyi terk ederek pazardaki payını en nihayetinde tümüyle kaybetti.

Yerleşmiş “yap ve sat” kültürümüzü teknoloji şirketlerinin çığır açan yenilikçi kültürleri ile kıyaslayalım. Onlar şirketlerini “müşterilerinin ihtiyaçlarını anla ve cevap ver” hatta “ihtiyaçlarını yönet ve öğret” gibi kapsamlı pazar stratejileri ile gelişime daima açık olmanın önemini kavramış şekilde yönetmeyi tercih ediyorlar.

Ayrıca okuyun: Sektörünüzde Başarılı Bir Şirket Olmak İçin Okuyun: Google Olsa Ne Yapardı?

Başkalarının çılgın dediğine biz deha diyoruzÇünkü dünyayı değiştirmeyi başaranlar dünyayı değiştirebileceğini düşünebilecek kadar çılgın olanlardır.” 
Steve Jobs

İnovasyon şirketleri her şeyi bildiğini değil ancak onu öğrenebilecek cesaret ve açıklığa sahip olduğuna inanarak hareket etmektedirler. Bir posta dağıtım şirketi iken kendini bununla sınırlı tutmayıp teknolojik altyapıyı bulduğu an video dağıtım ve paylaşım şirketine dönüşen Netflix’in başarı hikayesinde bu yeniliğe açık yaklaşımında saklıdır.

Yenilikçi girişimler değişiklik planlarının potansiyel etkilerini gerçek müşteriler üzerinde denemekten çekinmezler. Bu konuda kuşkusuz en iyi örnek olan Amazon, gün içerisinde fiyatlarını yaklaşık bir milyon kez değiştirerek her fiyat aralığında insanların satın alma konusundaki tepkilerini ölçmeyi ve maksimize etmeyi amaçlamaktadır.

Kendinize şunu sorun: Hizmetinizi ve ürünlerinizi tekrar tekrar iyileştirebilen bir yap-sat şirketi misiniz? Bankalardan konut kredisi çıkarmak, gerekli evrakları hazırlamak, ruhsata aykırılığın olup olmadığını tespit etmek, konut satmak ya da bir arazinin potansiyel değerini keşfetmek...

Tüm bunlar sektörümüzün hizmet ve ürünleri yapma ve daha sonra da onları satma kısmına tekabül ediyor. Bu yap ve sat’a dayalı işletme döngüsü sunduğumuz hizmet ve ürünler ile bunları almaya hazır müşterilerin beklenti ve tercihleri arasındaki uyum sürdüğü sürece devam edecektir.

Ayrıca okuyun: Steve Jobs’ın İş Yönetimi Anlayışından Feyz Almak İçin Okumanız Gereken Bir Kitap

"Başarılı bir şirket kurmak istiyorsanız önce vizyon sahibi olmalısınız. İleriye dönük bir plan ve proje yapmalısınız."
Bill Gates

Peki ya bir gün müşterilerinizin hızlıca fikir değiştirmesine sebebiyet verecek bir alternatif çıkarsa? Uber’in benzer bir hizmeti daha efektif biçimde sunarak sarsmaya başladığı taksicilik sektörünün başına gelenler umarız değişimin ve yeniliklere açık olmanın ehemmiyetini anlamamıza yardımcı olacaktır. Hiç kuşkusuz sürücüsüz araçlar ile yollara çıkıldığında Uber’in de esamesi okunmayacak. Her gelen bir gün geldiği gibi gidecek ve yalnızca değişime açık olanların, rüzgarın nereden estiğini doğru okuyanların bu sektörde ayakta kalmasına izin verilecektir.

Profesyonel bir danışman olarak hızla değişen dünyada, müşterilerimizin ihtiyaç ve beklentilerini doğru anlamak için çaba göstererek ürün ve hizmetlerimizi yeniden geliştirmenin yollarını araştırmamız gerekmektedir.

Yüksek beklentileri olan ve niş grubu teşkil eden müşterilerin ihtiyaçları üzerinde çalışmak sektörümüzü geliştirmek için doğru bir başlangıç noktası olabilir.

Ve elbette müşterilerimize yaklaşımlarımızı geliştirerek işimizin işleyiş sisteminde teknolojik dönüşümler yaratmanın en mantıklı yolu teknolojinin ortasında doğmuş olan milenyum grubuna yoğunlaşarak onların dünyalarına temas edebilmenin zekice yollarını keşfetmek olacaktır.

DİĞER HABER
16 Şubat 2019