Biliyor musunuz ?...Başarılı Ofisler çok yakında yayında...
Müşteri Tepkilerini Daha İyi Ölçmek İçin Kullanılan Beyin Korsanlığı

Normalde insan beyninin tepkimelerini insanların çeşitli sözleri veya davranışları ile anlayabiliriz. Ancak bir de bilinçaltının tepkimeleri vardır. İşte bunları gözle görüp anlayamayız. Peki, bunu neden anlama ihtiyacı duyalım?

Apple, Google ve Microsoft gibi dünyanın en ünlü teknoloji devlerinin cihazlarını geliştirirken dikkate aldıkları konulardan biri de budur. Örneğin kullandığınız mobil telefonunuzda kullandığınız uygulamalar, yaptığınız web taramaları ve buna benzer veriler üretici firma tarafından veri olarak çekilir. Ardından bu verilere dayanarak çeşitli isteklerinizde sizin ilgi alanlarınıza yakın sonuçlar önerilir. Buna teknoloji dünyasında beyin korsanlığı adı verilir. Sizin çeşitli durumlara verdiğiniz tepkimeler bir şekilde algılanmaya çalışılır. Yani üreticilerin sizleri daha iyi tanımasını sağlar.

Washington Üniversitesi’nde elektrik mühendisi alanında araştırmalar yapan Tamara Bonaci, insanların çeşitli durumlar karşısında bilinçaltı görüntülerini periyodik olarak almayı sağlayacak deneyler gerçekleştiriyor. Deneklerin kafalarına bağlanan elektrotlar sayesinde gönderilen elektroensefalografi sinyaller, onların bilinçaltı görüntülerine nasıl tepki verdiklerini ölçebiliyor ve dolayısıyla kendilerine gösterilen şeyler ile ilgili düşüncelerini ve duygularını okuyabiliyor.

Bu deneylerde elektrotlar ile karmaşık bir sistem kullanılıyor, ancak Bonaci daha ilginç bir durumun olabileceğini belirtiyor. Bonaci’ye göre son yıllarda gelişme gösteren sanal gerçeklik gözlükleri, akıllı saatler ve giyilebilir teknolojiler, insan beynindeki bu tepkimelerin ölçümünü yapabilecek hale gelebilir. Bu yöntem, üretici bir firmanın tüketiciye sunduğu hizmete karşı gerçek tepkisini ölçmesini sağlayabileceği gibi, markalar ile ilişkili olarak insanların siyasi, dini, tıbbi tepkimelerini de anlamaya yarayabilir.

Gerçek Hayattaki Uygulamalar

Bilim bir yana bu fikrin gerçek hayatta uygulanması aslında o kadar zor değildir. Örneğin bilgisayar korsanları, belli markalara ilişkin çeşitli görüntüleri bir oyun veya bir video içerisine ekleyerek size sunabilir. Ardından oynadığınız bu oyun veya izlediğiniz video sırasında bilinçaltınızın saklı olan marka görüntülerine verdiği tepkimeler ölçülebilir. Hatta bu yöntemle bir insanın hangi bankayı kullandığı, nerede seyahat etmeyi planladığı, evlerinin bulunduğu yeri anlamak bile mümkündür.

Potansiyel tüketiciler hakkında şimdiye kadar elde edilebilenden daha fazla bilgi sağlayan reklamcılık uygulamaları mevcuttur. Bir siyasi adayın kendisi hakkında olumsuz düşünen küçük bir gruba reklam vermek istediğini düşünün. Adaya ve kampanyaya ilişkin görüntüler, bir VR kulaklık setinde kişilere subliminal tekniklerle verilir ve bilinçaltının gösterdiği tepkileri ölçebilir. Aday bu sayede olumsuz reaksiyonları olan belirli grupları nasıl hedef alması gerektiğini öğrenebilir.

Benzer yöntemler, insanların sosyal ve politik duruşlarını ölçmek, kimlerin belli bir bedensel rahatsızlığı olabileceğini belirlemek veya yalnızca daha fazla bildirilmesi gereken bir markaya yönelik olumsuz duygular içeren tüketiciler hakkında veri tabanı oluşturmak için kullanılabiliyor.

Yararlı mı Tehlikeli mi?

Bu bilgilerin sizi biraz korkuttuğunun farkındayız. Şimdilik korkulacak bir şeş olmamakla birlikte subliminal ölçümler alanında yapılan çalışmaların her geçen gün gelişmesi insanların zihninde soru işaretleri oluşturuyor. Her ne kadar bilinçaltı reaksiyonunun ve sinyallerin ne anlama geldiğini söylemek her zaman için kolay olmasa da gelecekte nelerin gerçekleşebileceğini bilmiyoruz.

Gezegenin dahi girişimcisi Elon Musk'ın yapay zeka ve insan beynini birleştirecek yeni girişimi OPEN AI yakın gelecekte neler olacağını bizlere gösterecek. Ayrıca, Johnny Depp Evrim filminde ölümden kaçmak için beynini bilgisayara aktararak süper zekaya dönüştüğü bilim kurgu filmini mutlaka izlemelisiniz. Filmlerde gördüğümüz teknolojiler artık fimle son bulmayacak. 

Eğer bu teknoloji, yukarıda bahsettiğimiz gibi insanların çeşitli ürünlere ve hizmetlere gösterdiği tepkimeleri ölçmek için uygulanırsa çok büyük bir tehlikenin olmadığını söyleyebiliriz. Eğer tüm bu gelişmeler, insanlara subliminal mesajlar göndermek niyetiyle kullanılır ve buradan bir kazanç kapısı elde edilmeye çalışırsa hepimiz korkmakta haklı olabiliriz. Konu hakkında bilgi sahibi olmakta fayda var. 

 
DİĞER HABER
17 Haziran 2017