Biliyor musunuz ?...Müşteri memnuniyetinden daha iyi bir iş stratejisi yoktur...
Otomasyon Teknolojileri Değerleme Piyasasını Nasıl Etkiliyor?

Otomasyon teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte var olan gayrimenkule karşı değer biçme şekli değişim göstermeye başladı. Haliyle bu durum, alanında uzman kişilerin işlerine karşı bir tehdit oluşturuyor algısını yaratmaya başladı. Peki, söz konusu teknolojiler gerçekten de değer biçme alanındaki kişilerin işlerini nasıl etkiliyor?

Yıl içerisinde yayınlanan bir raporda, artık bilgisayar tabanlı değerlemelerin insan temelli değerlemeler kadar güvenilir olmaya başladığını gözler önüne seriyor. Çok daha az iş yükü olarak da algılanabilen bilgisayar tabanlı akıllı değerlemeler, verilerin otomatik bir şekilde işlenmesi ile doğru sonuçların elde edilmesini amaçlıyor. Nitekim alıcının maddi anlamdan nasıl bir yükün altına gireceği ve ödeme işlemlerinde sorun yaşayıp yaşamayacağı dahi bir nevi öngörülüyor.

Geliştirilen bir program ve araç sayesinde verilerin işlenmesi makine öğrenme tabanlı olacak şekilde gerçekleştirilebilmekte. Üstelik makine öğrenme teknolojisi, çeşitli kamusal kayıtlar ve mülk değerleri gibi verileri tek bir noktada buluşturarak sağlıklı sonuçlar elde etmeyi kolaylaşıyor. Hal böyle olunca bahsi geçen işlemi gerçekleştiren çalışanlar da işlerini tehlike altında olarak görebilmekteler.

Finansman için de benzeri durum söz konusu

Aslına bakılırsa yapay zekaya bağlı makine öğrenme teknolojileri sadece gayrimenkul değerleme aşamaları ile yetinmiyor. Benzeri durum finansman işlemleri için de geçerli. Değerlemelerin sağlıklı ve hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesi için finansman desteği aşamasında da otomasyona başvuruluyor. Verilerin hızlıca görüntülenmesini destekleyen teknoloji, kredi işlemlerindeki hızı arttırıyor. Üstelik insan temelli sonuçlarda olduğu gibi sağlıklı değerler elde etmeyi sağlayan otomasyon, değerleme sektöründeki çalışanların bu alanda da gözünü korkutabilmekte.

Herhangi bir evin teminat riskini göz önünde bulunduran bir bilgisayar programı neticesinde pek çok farklı istek yerine getirilebiliyor. Üstelik geliştirilen bir program neticesinde değerleme aşamasında insan temelli fikirlere ihtiyacın olup olmadığı da saptanabilmekte. Bu sayede ölçme aşamasında otomasyon teknolojilerinin tek başına yeterli gelip gelmeyeceğini de yine bir bilgisayar yardımıyla öğrenmek mümkün.

Söz konusu programlar, başarıya ulaşmayı sağladıkça yaygınlık gösterebilir. Bir bakıma sonuçlardaki doğruluğu gören araştırmacılar bu alana yönelerek makine öğrenme tabanlı teknolojilerinden daha fazla yararlanmak isteyebilirler. Hızlı ve pratik oluşundan dolayı böyle bir talebin olması da gayet doğal karşılanma ihtimali de mevcut.

Piyasadaki çalışan azlığına tepki olarak mı doğdu?

Bahsi geçen otomasyon çalışmaları, özellikle gayrimenkul değerleme alanındaki çalışan azlığından dolayı popüler hale gelebilir. Son zamanlardaki araştırmalar gösteriyor ki değerleme sektöründeki çalışan sayısı önceki dönemlere göre azalma göstermekte. Hal böyle olunca insanların daha fazla otomasyona yönelmeleri de kaçınılmaz oluyor.

Yaşanan duruma karşılık olarak değerlendirme adına kurulan örgütlerin insan temelli çalışmaların arkasında durduğunu görmek de mümkün. Çalışanlar adına yararlı olan bu destek, alanında uzman kişiler adına oldukça değerli olarak görülebilir. Aynı şekilde insan temelli çalışmalar için de altın değerinde.

 
DİĞER HABER
05 Ekim 2017