"Değerli olan her şey ölçülemez, ölçülebilen her şey değerli değildir." Albert Einstein
Eski Benliğeme, Acemi Emlakçıya Bir Mektup

Merhaba ben yıllar öncesinden...

Gayrimenkulde yeni kariyerinize başlamak için harika bir iş çıkardınız!

Dünya parmaklarınızın ucunda ve gözünüzde bir parıltıyla gayrimenkul sektörüne girdiniz. Amacınız, yolunuzdaki herkesin bir eve sahip olma rüyasını gerçekleştirmesine yardımcı olmaktır.

Çabucak fark edeceğiniz şey, işin beklediğinizden çok daha zor olacağıdır. İşinizi yerden kaldırmak için uzun saatler, hafta sonları bazen maç keyfinizden feragat edecek bazen de aile barbekünüz sırasında çalışacaksınız. Zamanla, kiminle ve ne zaman çalıştığınız konusunda biraz daha seçici olma yeteneğine sahip olacaksınız.

Komisyon kontrolü? Hakkında yazılacak pek bir şey olmayacak ve işte nedeni: İlk satışınızda 5.000 $ gelir elde ettiniz. Tebrikler! Şimdi emlak ofisinize bunun bir yüzdesini ödeyeceksiniz.

Brokerlarının, sırf etrafta olmandan hoşlandıkları için orada takılmana ve ekipmanlarını kullanmana izin verdiklerini düşünmüyorsun, değil mi? Kazancınızdan pazarlama maliyetlerinizi ve çeşitli ücretleri düşmeyi unutmayın - Fotoğrafçınız ve pazarlama personeliniz de yemek yemeli :)

Sonra Vergi Amca var. Vergi zamanı geldiğinde seni kesinlikle unutmayacaktır. Bu komisyon kontrolü az önce 5.000 dolardan 1.000 dolara indi. Bu yazıyı okuduktan sonra gidip bir iki ev daha satsanız iyi olur.

Aldığın o portföy, o ev mükemmeldi - ya da sen öyle düşündün. Sürpriz! Çatı kötü. Her işlemin patlamayı bekleyen uçucu bir bomba gibi olduğunu anlayacaksınız. Paranızı ağzınıza koymaya hazır olun, çünkü yalnızca fiyat pazarlığı yapmakla kalmayacak, aynı zamanda onarımlar, şartlar ve büyük olasılıkla aile hayvanı için de pazarlık yapmanız gerekecek.

Kalifiye ve satın almaya hazır olan alıcıyı unutmayalım. Az önce sözleşmeye bağladığınız kişi, ev teftişine pırıl pırıl yeni bir arabayla geldi. Yeni arabalarında yaşamayı seveceklerini umuyorsun çünkü onlar için yaptığın anlaşma suya düştü. Üstelik onların bundan haberi bile yok...

Satış sürecinden bahsetmişken, satış süreci herkes için stresli olabilir. O tatlı küçük satıcı ya da alıcı, kontrolden çıkan bir psikopata dönüşebilir. Bazen müşterileriniz “Kool-Aid” içer ("kool-aid'i icmek" deyimi bir konuda ifade edilen bir fikri/önermeyi sorgulamadan kabullenmek anlamına gelir) ve geçici olarak delirir. Gayrimenkul genellikle bir kişinin en büyük yatırımıdır. Para ile ilgili tüm tarafların duyguları, omuzlarınıza inen ve 30-45 gün boyunca gitmeyen mizaçlı bir karmaşa haline gelir.

Evlere bakma sevgisini her geçen gün daha da büyüteceksin. Kendi evinize döndüğünüzde sizi üzecek bir sürü güzel ev ve her odayı bezelye çorbası yeşiline boyamak için ne düşündüklerini merak edip kafanızı karıştıracak başka evler göreceksiniz.

Bazı insanların evlerini temizlemeyi bir öncelik olarak görmediklerini çabucak anlayacaksınız. Satıcının hobileri hakkında daha ihtiyatlı olması gereken bazı evlerle karşılaşacaksınız. Her şeyi gördüğünü düşüneceksin, ama henüz görmedin.

O esas karar vericiler yok mu... İşi bozarlar fakat asla etrafta gözükmezler. İşte burası sürecin kırılma noktası. O karar vericiyi ilk görüşte bulmanız gerekecek tıpkı bir karanlık odada kara kedi aramak gibi.

Her şeye rağmen, her gün uyanacak ve hepsini tekrar yapacaksınız, ama en önemlisi - başka türlü bu iş emlakçılık olmazdı.

Sevgilerimle,

Ben

Bu mesleğe yeni katılan bir emlakçı olarak kendinize bir mektup yazsaydınız, kendinize ne söylerdiniz? Lütfen aşağıdaki yorumlar bölümünde konuşmaya devam ederek bize katılım sağlayın ;)

DİĞER HABER
18 Temmuz 2022